© 2014 by Gonca Ergun....bizzat....ben...kendim...

  • Facebook B&W
  • Twitter B&W
  • Google+ B&W

Emel ve Serdar...

October 26, 2014

Emel benim 4 yıllık asistanım. Asistanlıktan öte arkadaşım, dostum, kardeşim, ortağım… Hayatımı evet hayatımı yani hem evimi, hem işimi, hem evliliğimi, hem şirketimi, hem ilişkilerimi yani hayatımı ve beni, Emel yönetiyor. Herhangi bir konuda karar almadan önce, adım atmadan önce Emel’e soruyorum, nasıl oldu bilinmez ama birbirimizi tamamlar oluverdik.

 

İyi bir asistan nasıl olur sorusunun bence cevabı, sizi tamamlayan, yokluğunu hissettirmeyen ve varlığıyla güç veren olmalı. Diğer tüm özellikler; bilgi, beceri, yetenek, zeka vs vs bir şekilde olur… Asistanlık yaptığı zannedilen ama aslında hayatıma eşlik eden, üstelik bunu iş gibi değil yaşam tarzı gibi gören Emel e sonsuz teşekkürler…

 

Serdar ise Emel’in eşi. Evin erkeği olmaya değil, bireyi olmaya çalışan, üstelik bunu çok iyi başaran ender insanlardan biri. Bir bankada çalışıyor ve eminim hayat görüşü, vizyonu ve yeteneğiyle bir zaman sonra kendisini yönetimde görebiliriz.

 

Henüz 6 aylık evliler, nikahlarına şahitlik etmiş birisi olarak bugün evliliklerine şahitlik etme fırsatı buldum… Tüm gün Emel’le kuaför seansı yaşadıktan sonra evlerine davet edildim ve orada bulunduğum kısa zamanda müthiş keyif aldım.

 

Özenle döşenmiş, çok kalabalık olmayan, sade ve kendilerini yansıtan bir ev… Evin bir köşesinde Emel’in kemanı, Serdar’ın gitarı… Bir köşede mütevazı ve etkin bir kütüphane… Sohbetimize engel olmayan ama fonu keyiflendiren bir müzik… Hazırlanmış atıştırmalıklar ve Martini…

 

Misafirperverlikleri bana kendimi değerli hissettirdi. Beni ağırlarken gösterdikleri incelik ve özen etkilenilmeyecek gibi değildi. Emel bir ara yatıya kalmamı bile teklif etti… Belki bir gün, neden olmasın…

 

Şimdi gelelim konunun özüne… Misafirliğim süresince birbirlerine aşık ama vıcık vıcık olmayan, birbirlerinin gözlerinin içine bakan ama bunun görülmesiyle mahcup olan, birbirlerinden sıkılmamak için birbirlerine alan tanıyan, erkek ve kadın olmanın dışında birey olan, huzuru evin girişinde hissedilen, kısacası kıskanılacak bir halleri vardı… Bir ömür boyu mutlu olmalarını o kadar yürekten istedim ve içimden geçirdim ki, bu hal beni blog yazmaya yönlendirdi…

 

Onları kıskanmadan okuyun bu yazıyı, çünkü doğru yerde, doğru zamanda, doğru insanı bulursanız, bir de birbirinize alan tanır ve saygı gösterirseniz olmayacak iş değil…

 

Emel ve Serdar, tekrar tekrar teşekkür ederim…

 

Sevgilerimle,

Gonca Ergün

Please reload