© 2014 by Gonca Ergun....bizzat....ben...kendim...

  • Facebook B&W
  • Twitter B&W
  • Google+ B&W

İzlanda tatilimden notlar…

September 10, 2018

 

 

Kuzey yarın kürenin en kuzeyinde yer alan bir ada ülkesinden bahsediyoruz. İstanbul’dan direk İzlanda ya uçuş yok, bu sebeple aktarma yapmamız gerekti. Biz İstanbul’dan Frankfurt’a sonrasında da İzlanda’nın başkenti Reykjavik’ e uçtuk.

 

İzlanda 330 bin nüfuslu bir ülke ve nüfusun %80’i Reykjavik de yaşıyormuş. Bizim Reykjavik de olduğumuz tarihte bir festival vardı ve sanırım nüfusun %50 si festival alanında yani cadde ve sokaklardaydı. Bir ülkenin keyfi insanlarıyla birlikte olabildiğinizde çıkıyor. Tabi turistlerde vardı ama en çok yerlileri, çoluk çocuk her yerdeydiler. İzlanda’nın erkekleri için yakışıklı, kızları için güzel diyebiliriz ama en güzeli çocuklarıydı.

 

İzlanda’nın bir kuzey ülkesi olması sebebiyle soğuk olmasını bekliyordum ama yine de Ağustos ayında bu kadar soğuk olabileceğini düşünmemiştim. Çok çok çok üşüdüm.

 

İzlanda dünyada kişi başı milli gelirin en yüksek olduğu ülkelerden biri ve bunun yanında benim tatil yaptığım en pahalı ülkeydi. Kuzey ülkeleri genel anlamda pahalı oluyor bu bilmediğim bir şey değildi ama kendimi İzlanda için tam olarak hazırlayamamışım, ilk birkaç gün epey zorladım. Şöyle ki sadece bir kase çorba 180-200 TL civarında. Eğer güzel bir balık yemek isterseniz 700-800 TL yi gözden çıkartmanız gerekiyor. Fiyatlar böyle olunca, bizim tatil 15 gün olunca, günde 3-4 öğün yemek yeyince benim zorlanmamı biraz olsun anlayabilirsiniz.

 

Biz 15 gün boyunca İzlanda’nın etrafında, kıyı şeridinde gezdik, konakladık, yedik ve içtik. İzlanda için “Ateş ve Buz” ülkesi deniyor ve bu tam anlamıyla İzlanda’yı tanımlıyor. Çünkü bir tarafta buzullarla kaplı dağlar bir tarafta sıcak su kaynaklarından oluşan tabiat. Tabi aktif olan ve olmayan volkanlar ateş kısmını asıl tanımlayan doğa harikaları. Volkanik patlamalardan kaynaklanan çok enteresan bir bitki örtüsü var. Türkiye de ya da başka bir ülkede göremeyeceğiniz, sadece İzlanda ya özel bir bitki örtüsü. Yosun gibi görünüyor, üzerine bastığınızda sünger gibi aşağıya çöküyor. Lifli ve garip yapısı var ve çok güzel görünüyor. İzlanda da sayını bilmenin mümkün olmadığı kadar çok şelale var. Eriyen buzullar yeni yeni küçük şelaleler oluşturuyor ama çok büyük ve etkileyici şelalelerde var. Hemen hemen hiç ağaç yok, birçok yerde yeni dikilmiş çam ağacı fidanları var. Bir şekilde ağaçlandırma çalışması içindeler.

 

Ülkü nüfusu çok az olduğu için büyük olan 2-3 şehir dışında neredeyse hiç insan göremiyorsunuz. Bazı yollarda kilometrelerce ne araba ne insan görmek mümkün değil. Ülke nüfusunun az olması ve genelde aynı soydan gelen insanların olması sebebiyle bazı zorunlu uygulamalar var. Bence en ilginci insanların bir ilişkiye başlamadan önce bir mobil aplikasyon aracılığıyla akraba olup olmadıklarını kontrol etmek zorunda kalması gerçeği. Yani aşık olduğunuz ya da sokakta kavga ettiğiniz insanın akrabanız çıkma ihtimali çok yüksek.

 

Ülkedeki hayvanların durumu da çok ilginç. Her yerde atlar, koyunlar, kuzular ve keçiler var. Ancak hiçbirinin başında bir insan yok. Tamamen özgürce istedikleri gibi dolaşıyorlar. Bir at çiftliğine gidip neden atlar başıboş her yerde dolaşıyor, neden hayvanlarınıza sahip çıkmıyorsunuz diye sorduğumuzda aldığımız cevap çok ilginçti. İzlanda da her hayvanın istisnasız bir sahibi varmış. Herkes sahip olduğu hayvanın belli bir yerine çip takarmış ve sonrasında özgürce dolaşması için dışarı bırakırmış. Kimse kimsenin hayvanına dokunmazmış. Bu açıklama bize ortalıkta serbestçe dolaşan yüzlerce hayvanı açıklıyor.

 

İzlanda da suç oranı çok düşük, neredeyse hiç adli vakka olmuyormuş. Bizdeki anlayış “neden sana güveneyim” İzlanda da ki anlayış “neden sana güvenmeyelim”. Durum böyle olunca bizim için birçok şey “Bu Türkiye de olsa kesin şöyle olurdu, kesin böyle olurdu” hali.

 

Genel anlamda İzlanda tatilini ve İzlanda yı sevdim ama itiraf etmeliyim ki 15 gün çok uzundu. Bence 5-8 gün yeterli olabilirdi. Tabi bir başkası için 1 ay yetmeyebilir. Bu sizin neden zevk aldığınız, ne yapmaktan hoşlandığınızla çok alakalı. Mesela ben gördüğüm 40. şelaleden sonra hiçbir şelaleden etkilenmiyorum ama başka birisi 170. şelaleyi bile 40 dakika izleyebilir. Yani yine zevkler zevkler zevkler durumu.

 

İzlanda da çok fotoğraf çektim ama ben henüz fotoğraflara erişemedim, en kısa zamanda sosyal medya hesaplarımda paylaşacağım.

 

Sevgilerimle

Gonca Ergün

Please reload